Yesevilik nedir?

Türkistan' lı Ahmet Yesevi' ye nispet olunan tarikatın adıdır. Ahmet Yesevi, şimdiki Çimkent' in doğusunda Sayram kasabasında doğdu. Babası İbrahim adında devrinin şeyhlerinden biri idi. Babasını yedi yaşında iken kaybetti, ablası ile birlikte Yesi şehrine gitti ve buraya yerleşti. İlk tahsilini burada yaptı. Devrinin en ünlü alimlerinden şeyh Yusuf Hemedani'ye intisap etti, eğitim ve öğretimini ondan aldı ve hocasının ilk üç halifesi arasına girdi, ilk iki halifeden sonra şeyhinin postuna oturdu.

Yesevi, bilgin ve şair bir insandı. Ahmet Yesevi'nin "Divan-ı Hikmet" ve "Fakr-Name" adlı eserleri vardır. Ahmet Yesevi'nin genellikle miladı 1166 veya 1167 yılında öldüğü kabul edilir. Nakşibendilik gibi sahabeden Hz. Ali ve Hz. Ebu Bekir'e dayanan Yesevilik tarikatı; Orta Asya'da ve Türkler arasında yayıldı, özellikle Türklerin manevi hayatı üzerinde asırlarca etkili oldu.

Yesevilik İslam`da kadın-erkek denkliğini yaşatan bektaşiliğin de beslendiği tasavvuf yolu.Hoca Ahmet Yesevi, amcası Arslan Baba`dan tasavvuf eğitimi aldı ve onun ölümünden sonra Yusuf Hemedani`nin yanında eğitimini tamamladı. Türkistan`da faaliyetlerini sürdüren Ahmet Yesevinin yolu zamanla Yesevilik adını aldı. `Horasan Okulu` olarakta adlandırılan tasavvuf akımının en önemli temsilcisi olan Ahmet Yesevi`den adını alan Yesevilik yolu, İslam inancı ile Türk geleneklerini, inanç ve yaşam tarzlarını bir sentez haline getirdi.

Yesevilik gibi Yusuf Hemedani`nin etkisiyle ortaya çıkan ve maveraünnehir`in 15.-16. asırlardaki mutaassıp muhitinin tesirini taşıyan nakşibendi tarikatına mensup müellifler, Ahmet Yesevi hakkında birtakım şeyler yazmışlardır ki, ona ait eski kaynaklar bunlardır. Bu müellifler, Yeseviliğin ilk şeklini ve Ahmed Yesevi`nin hakiki şahsiyetini tarihi realiteye uygun olarak tasvir etmemişler, kendi arzu ve temayüllerine göre, hakikati tamamiyle değiştirmişlerdir, Yeseviliğin ilk yayıldığı göçebe Türk muhitlerinin icapları ve din değiştirme psikolojisinin umumi kaideleri göz önüne getirilince, buna imkan olmadığı anlaşılır.

Ahmet Yesevi

Kuruluşundan günümüze kadar Orta Asya’da çok geniş bir bölgeyi etkisi altına alan ve varlığını Anadolu’da da devam ettiren Yesevi tarikatı Hoca Ahmet Yesevi’nin fikirleri etrafında oluşmuştur. Ahmet Yesevi, Arapça’nın bilim dili olarak genel kabul gördüğü, cennetin dilinin bile Arapça olduğu tartışmalarının yapıldığı bir zaman diliminde, Arapça ve Farsça bilmesine rağmen, insanlara İslam’ı anlatabilmek için kendi öz dilini, Türkçeyi tercih etmiştir.1 Bu tercih, onun doğrudan Kur’an’dan ve Hz. Muhammed’in sözlerinden damıtarak oluşturduğu din anlayışının, Türklerin oluşturdukları Müslümanlık için birinci derecede belirleyici olmasını sağlamıştır.

Türkler onun etrafında oluşan Yeseviyye Tarikatı’ından etkilenmiştir. Yesevilik  Horasan, İran ve Azerbaycan Türkleri arasında da benimsenmiştir. Yetiştirdiği dervişler, onun öğretilerini Türkistan’dan Volga boylarına, Kafkasya’ya ve Anadolu’ya kadar geniş alanlara yaymış ve adına kurulmuş olan “Yeseviyye” veya “Yesevilik” tarikatını günümüze kadar yaşatmışlardır. Yesevilik; Türk dili ve kültürüyle güçlendikten sonra Maveraünnehir ve Harezm bölgesinde hızla yayılmıştır. Yesevilik, bu hızlı gelişim sonucunda Hicri VII. (Miladi XIII.) yüzyılda başta Hacı Bektaş Veli olmak üzere müritleri tarafından Anadolu’ya taşınmıştır.

Anadolu’da varlığını Bektaşilik ve Nakşibendilik tarikatları ile devam ettiren Yesevi tarikatının en önemli özelliği, tasavvuf kültürü ile Türkçenin bir araya getirilmesidir. Hacı Bektaş Veli ve Sarı Saltuk, Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya manevi fetihler için yolladığı halifeleridir. Yesevi tarikatının en önemli özelliği, tasavvuf kültürü ile Türkçenin bir araya getirilmesidir. Ahmet Yesevi, İslami ilimler hakkındaki engin bilgisine ve İran edebiyatına olan aşinalığına rağmen, düşüncelerini Türk kavimlerine anlatırken, Türk halk edebiyatından faydalanmış; tasavvuf hükümlerini açıklarken basit ve anlaşılır bir dil kullanmış, görüşlerini Türk halk edebiyatına uyan üslup ve nazım şekliyle ifade etmiştir. Onun en büyük eseri olan şiirlerine “Hikmet” adı verilmiştir.

Ahmed Yesevi’nin Divan-ı Hikmet adı altında toplanmış olan şiirleri; dervişlerin faziletleri ile ilgili methiyeler, Hz.peygamber ve büyük İslam sufileriyle ilgili kıt’alar, dünyanın durumundan şikayet, kıyametin yaklaşması, cennet ve cehennem hikayeleri gibi konuları ele alır. Ehl-i sünnet tasavvuf tarikatlarından sayılan Yeseviye tarikatı, bütün sünnetleri kabul etmiş, müritlerinin dinin hükümlerini eksiksiz yerine getirmelerini imanın şartlarından saymıştır. Ehl-i sünnet tasavvuf tarikatlarından sayılan Yeseviye tarikatı, bütün sünnetleri, sünnet yerine konan uygulamaları kabul etmiş, müritlerinin şeriat hükümlerini eksiksiz yerine getirmelerini imanın şartlarından saymıştır. Görüşlerinin birçoğunun Nakşibendi tarikatında yaşamış olmasına rağmen, Yesevi tarikatının kendine özgü inanç ve görüşleri de vardır.

Son eklenenler